İstanbul'un Anadolu yakasında yer alan Khalkedon Antik Kenti (Chalcedon veya Kalkedon), Boğaziçi'nin doğu kıyısında kurulmuş en eski yerleşimlerden biridir. Günümüzde Kadıköy ilçesinin altında kalan bu antik kent, yaklaşık 2.700 yıllık geçmişiyle İstanbul tarihinin en önemli arkeolojik miraslarından biri kabul edilir.
Byzantion'dan (bugünkü Tarihi Yarımada) yaklaşık 20 yıl önce kurulan Khalkedon, antik çağ boyunca ticaret, denizcilik ve din açısından büyük önem taşımıştır. Her ne kadar günümüzde büyük ölçüde modern yapılaşmanın altında kalmış olsa da, Haydarpaşa ve Kadıköy çevresindeki kazılar kentin tarihine ışık tutmaya devam etmektedir.
Khalkedon, günümüzde İstanbul'un Kadıköy ilçesinde yer almaktadır.
Antik kentin sınırları;
Haydarpaşa Garı
Kadıköy İskele Meydanı
Altıyol
Moda
Fikirtepe çevresine kadar uzanmaktadır.
Modern Kadıköy, antik Khalkedon'un üzerine kurulduğu için günümüzde klasik anlamda gezilebilecek bir ören yeri bulunmamaktadır.
Khalkedon'un MÖ 685 yılında Megara'dan gelen Yunan kolonistleri tarafından kurulduğu kabul edilmektedir.
Ancak Fikirtepe'de gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, bölgede Neolitik ve Kalkolitik dönemlere kadar uzanan yerleşimlerin bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenle Kadıköy, İstanbul'un en eski yaşam alanlarından biri olarak kabul edilir.
Kuruluşundan itibaren Marmara Denizi ile Karadeniz arasındaki deniz ticaretini kontrol eden önemli liman kentlerinden biri olmuştur.
Khalkedon tarih boyunca birçok devletin yönetimine girmiştir.
Kentin kurucularıdır.
MÖ 6. yüzyılda Anadolu'nun büyük bölümü gibi Pers egemenliğine girmiştir.
Peloponez Savaşları sırasında birkaç kez el değiştirmiştir.
Büyük İskender'in Anadolu seferiyle Makedonya hakimiyetine geçmiştir.
Helenistik dönemde Bitinya Krallığı'nın önemli şehirlerinden biri olmuştur.
Roma döneminde ticaret merkezi olarak gelişmeye devam etmiştir.
İstanbul'un başkent olmasıyla birlikte önemini büyük ölçüde Byzantion'a bıraksa da önemli bir dini merkez olmayı sürdürmüştür.
1453 yılında İstanbul'un fethiyle Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Khalkedon, tarihin en meşhur şehir efsanelerinden birine konu olmuştur.
MÖ 657 yılında Megaralılar, Boğaz'ın Avrupa yakasında Byzantion'u kurmadan önce Delfi Kahini'ne danışırlar.
Kâhin onlara:
"Körler ülkesinin karşısına yerleşin."
cevabını verir.
Boğaz'a geldiklerinde Avrupa yakasının doğal limanı, savunma avantajı ve ticaret potansiyelinin çok daha üstün olduğunu görürler. Karşı kıyıda daha önce şehir kurmuş olan Khalkedonluların bunu fark etmediğini düşünerek buraya "Körler Ülkesi" adını verirler.
Bugün bu anlatı tarihsel bir olaydan çok sembolik bir efsane olarak kabul edilmektedir.
Khalkedon'u önemli yapan birçok neden bulunmaktadır.
Byzantion'dan daha önce kurulmuştur.
Boğaz ticaretini kontrol eden önemli merkezlerden biri olmuştur.
Roma ve Bizans dönemlerinde Hristiyanlık tarihinin en önemli toplantılarından biri olan Kadıköy Konsili (Council of Chalcedon) burada gerçekleştirilmiştir. Konsilde alınan kararlar, Hristiyan mezheplerinin şekillenmesinde büyük rol oynamıştır.
Haydarpaşa kazılarında;
Roma dönemi yolları
liman yapıları
mezarlar
seramikler
sikkeler
mimari kalıntılar
ortaya çıkarılmıştır.
Khalkedon'un büyük bölümü modern Kadıköy'ün altında kaldığından ayakta duran büyük yapılar bulunmamaktadır.
Ancak aşağıdaki bölgeler antik kentin bulunduğu alan içerisinde yer alır:
Haydarpaşa Garı çevresi
Kadıköy Meydanı
Moda Sahili
Fikirtepe
Ayrılık Çeşmesi
Haydarpaşa Garı restorasyonu sırasında yapılan kazılar, Khalkedon'un şehir planı hakkında önemli bilgiler sağlamıştır.
Khalkedon'a ulaşım oldukça kolaydır.
Son yıllarda özellikle Haydarpaşa Garı ve çevresindeki restorasyon çalışmaları sırasında gerçekleştirilen kazılarda Roma ve Bizans dönemlerine ait çok sayıda yapı kalıntısı gün yüzüne çıkarılmıştır.
Kazılarda ortaya çıkarılan başlıca eserler şunlardır:
Antik liman kalıntıları
Taş döşeli yollar
Nekropol alanları
Seramik kaplar
Roma sikkeleri
Sütun parçaları
Kamu binalarına ait temel izleri
Bu bulgular, Khalkedon'un yalnızca bir liman kenti değil, aynı zamanda gelişmiş bir şehir planına sahip önemli bir yerleşim olduğunu göstermektedir.
Doğal taş meraklıları için ilginç bir bilgi de Kalsedon (Chalcedony) mineralinin adının büyük olasılıkla Khalkedon'dan gelmesidir. Antik dönemde bölgede ticareti yapılan bu yarı değerli kuvars türü, zamanla Avrupa dillerinde "Chalcedony" adıyla anılmaya başlamıştır. Bu nedenle Khalkedon, hem arkeoloji hem de gemoloji açısından özel bir yere sahiptir.
Khalkedon'u keşfetmek isteyen ziyaretçiler için önerilen rota:
Haydarpaşa Garı
Kadıköy İskele Meydanı
Altıyol Boğa Heykeli
Moda Sahili
Fikirtepe
İstanbul Arkeoloji Müzeleri
Bu rota, antik Khalkedon'un günümüze ulaşan izlerini modern Kadıköy ile birlikte keşfetme fırsatı sunar.
İstanbul'un Kadıköy ilçesinde, modern yerleşimin altında bulunmaktadır.
MÖ 685 yılında Megaralı Yunan kolonistleri tarafından kurulmuştur.
Megaralılar, Persler, Makedonlar, Bitinya Krallığı, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu ve Osmanlı Devleti.
Büyük anıtsal yapılar günümüze ulaşmamıştır. Antik kentin kalıntıları büyük ölçüde modern Kadıköy'ün altında yer alır.
Hayır. Khalkedon için ayrı bir ören yeri bulunmamaktadır. Ancak bölgeden çıkarılan eserlerin sergilendiği İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde MüzeKart kullanılabilir.
Antik rivayete göre Megaralılar, Boğaz'ın Avrupa yakasının üstün konumunu değerlendiremeyen Khalkedonluları "kör" olarak nitelendirmiş ve kente "Körler Ülkesi" adını vermiştir.
Diğer İstanbul Antik Kentler listesi için bağlantıyı takip edebilirsiniz.
Kaynaklar:
Antik kent rehberi
Nerede kalabiliriz, neyle gidebiliriz?
Güncel gezi rotaları